top of page
Elimde Sihirli Bir Değnek Olsa Reklam Sektörünü Bitirirdim
Elbette elimde sihirli bir değnek yok. Olsa da, kendime koca çizmezdim. Kocaman bir ev yapmazdım. Ankara’yı üzerime bağlamazdım. Zaten Ankara’yla ne yapacağım, başıma iş. Ben sihirli değneği şöyle bir havada çevirip, reklam sektörünü yok ederdim. Allah katına alır mıydı, başka bir boyuta mı yollar, kapitalizmin kullanılmayan uygulamalar klasörüne mi kaldırırdı bilmiyorum. Teknik kısmını değneğin yazılımcılarına bırakıyorum. Benim talebim açık: Reklam sektörü artık olmasın. Bu
Özge Öztürk
24 Eyl8 dakikada okunur
Bir alan açıyorum.
Bir alan açıyorum. Yıllar önce “alan tutmak” üzerine bir şeyler yazmıştım. Bir insanın yanında gerçekten nasıl durulur diye düşünüyordum. Tavsiye vermeden, düzeltmeye çalışmadan, kendi doğrularımızı onun hayatının üzerine sermeden… Çünkü bazen birini sevdiğimizde hemen harekete geçiyoruz. “Şunu yap.” “Bunu düşünme.” “Ben olsam…” “Bak aslında mesele şu…” İyi niyetle söylüyoruz bunları. Karşımızdaki insanın acısını biraz azaltmak, önündeki yolu biraz temizlemek istiyoruz. Ama z
Özge Öztürk
7 Eyl2 dakikada okunur
Alan Tutmak: Birbirimizin Önünü Açmak
Alan tutmak benim için yalnızca birini kötü hissettiğinde dinlemek, sarılmak, yanında oturmak gibi bir şey değil. Bunların hepsi bunun içinde olabilir ama mesele bundan biraz daha büyük. Bir insanın kendi gücüne ulaşabileceği koşulları kolaylaştırmak da alan tutmak. Bazen karşımızdaki insanı görüyoruz. Zekâsını görüyoruz, yeteneğini görüyoruz, bir şeyi gerçekten iyi yaptığını görüyoruz, içinde hareket olduğunu görüyoruz. Ama hayatının o döneminde önünde birtakım engeller var.
Özge Öztürk
7 Eyl4 dakikada okunur
bottom of page